Blog

Çocuklarınıza süt içirmeyin !

Gönderen:

Vatan gazetesinde Mine Şenocak’ ın Prof. Dr. Ahmet Aydın ile röportajı:

Ben anne sütü dışında çocuklara süt içirilmesini doğru bulmuyorum. En doğrusu ek gıdalara başlar başlamaz kendi yaptığınız yoğurdu, kefiri verin, ama sütü süt olarak içirmeyin. Sadece kutu sütleri değil, günlük sütleri de… Çünkü süt en alerjik gıdadır. Çocukta başta astım olmak üzere pek çok alerjik ve kronik hastalığa sebep olabilir… 

* Peki hocam, neden süt içmeyin diyorsunuz?
Bir kere hangi sütü içeceksiniz? Bırakın kutu sütünü, sütü mandıradan alsanız bile kaynatıyorsunuz. Birçok özelliğini kaybediyor o süt, enzimleri kayboluyor… Bu yüzden bu sütü alıp ne yapacaksınız? Yoğurt haline getireceksiniz. Aslında bizim geleneğimizde de süt içmek yoktur. Yoğurt, peynir ya da kefir yenir. Tabii peyniri rahat bulabiliyorsunuz da, doğal yoğurt bulmak çok zor. Marketten aldığınız hiçbir yoğurt ekşimiyor. Ekşimeyen, sulanmayan yoğurdu yemeyeceksiniz. Çünkü içinde faydalı enzimleri yok. En güzeli evde kendiniz yapacaksınız. Bunun için de sütü ya mandradan almalısınız ya da günlük olanını kullanmalısınız. Yoğurt gibi, kefir de yapabilirsiniz. Hatta kefir yoğurda göre bir gömlek daha üsttedir. Kefir de yoğurt da ikisi de mayalandıkça, ekşidikçe değerleri artıyor. İçlerinde bir yığın faydalı mikrop oluşuyor. Faydalı mikroplar insanı başta alerji ve astım olmak üzere birçok kronik hastalığa karşı koruyor. İçindeki enzimler sindirimi kolaylaştırıyor.
Bu arada mutlaka Omega 3 takviyesi alınsın istiyoruz, her gün en az 2 gram kadar balıkyağı kapsülü alınmalı. Dün de belirttiğim gibi hem kandaki Omega 3’ü artırır hem de kanı sulandırır! Tabii bu arada mutlaka zeytinyağı, tereyağı ve hayvansal yağlar dışındaki ayçiçek yağı, mısır yağı, margarin gibi yağların diyetten çıkartılması gerekiyor. Pilavı makarnayı elbette önermiyoruz ancak bulgura biraz izin var. Tereyağlı bulgur içine domatesi katarsanız hem çok lezzetli hem de sağlıklı bir yiyecek olur.

devamını oku…

0
  Benzer Yazılar
  • No related posts found.

Yorumlar

  1. ilker BALYEMEZ  Ocak 1, 2012

    Yazıya bağlı olarak çiğ süt üreticileri grup mailime gelen bir yazıyı paylaşmak istiyorum.

    “Üzülerek bildiririm ki bugün toplumun %80’inin üzerinde ‘gizli’ veya semptomik inek sütü alerjisi vardır (diğer bir %70’de de Buğday), ve bugün karşılaştığımı pek çok migren, astım, dermatit, hashimoto, ülseratif kolit, dermatit, romatizmal hastalıklar gibi hastalıklar bu alerji tedavi edilince düzelme göstermektedir. Çünkü alerji denilen şey en başta bağışıklık sistemini zayıflatmaktadır.
    Diğer bir şey ise vücudumuz Hayvansal ürünlerden ve hatta mercimekten alınan proteinleri yeterince absorbe edip aminoasitlere dönüştürememektedir. Böyle olunca başta bağırsaklar olmak üzere sindirim sistemi ve tüm vücuda bir yük binmektedir. Sadece bundan dolayı bu ürünlerin fermente edilerek tüketilmesi gerekir. Çünki fermente ürünlerde proteinler parçalanıp aminoasit alımı kolaylaşır.
    Eski insanlarımız da o yüzden sütü kefir yada yoğurt yaparalarmış. Etleri 3 güne yakın terbiye eder öyle tüketirlermiş. Fakat hızlı tüketim toplumu olunca bunları unuttuk, çünkü bunlarla uğraşmadan doğrudan tüketmeyi tercih ettik. Nasılsa bugün hayatımızı sözüm ona kolaylaştıran pek çok teknolojiyi hızlıca tükettiğimiz gibi, kendimizi de aynı hızla tüketmeye devam ediyoruz.
    Diyeceksiniz ortalama insan ömür uzadı ama. İnanın ki her gün kutularla ilaç tüketip bi takım cihazlara bağlı yaşayarak, iflas etmiş bir sistemi yaşatmak ne kadar sizi mutlu eder.”

    Ayhan Güler

    cevap

Yorum Ekle


UA-96230246-1